TÜBİTAK’ın kuruluşu, 1963 yılında Türkiye’de planlı ekonomi döneminin başlangıcıyla çakışmaktadır. Kurum başlangıçta, özellikle doğa bilimlerinde temel ve uygulamalı araştırmaları düzenlemek, koordine etmek ve özendirmek amacıyla kurulmuştur.
TÜBİTAK Vizyonu: "Toplumumuzun yaşam kalitesinin artmasına ve ülkemizin sürdürülebilir gelişmesine hizmet eden, bilim ve teknoloji alanlarında yenilikçi, yönlendirici, katılımcı ve paylaşımcı bir kurum olmak"
TÜBİTAK’ın misyonu ise, "Ülkemizin rekabet gücünü ve refahını artırmak ve sürekli kılmak için; toplumun her kesimi ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde, ulusal önceliklerimiz doğrultusunda bilim ve teknoloji politikaları geliştirmek, bunları gerçekleştirecek altyapı ve araçları oluşturmaya katkı sağlamak, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek ve yürütmek, bilim ve teknoloji kültürü oluşturmakta öncü rol oynamak" tır.
TÜBİTAK, sadece araştırmalara destek sağlayan bir kurum, yalnızca bilim ve teknoloji politikaları belirleyen bir oluşum, sadece ar-ge insan kaynakları geliştiren bir düzen ya da yalnızca araştırma enstitülerinden oluşan bir yapı olmayıp; bunların tümü ve daha fazlasıdır. Ulusal bir araştırma kurumunun alışılagelmiş görevlerinin yanı sıra, TÜBİTAK’a genelde Bilim Bakanlıkları tarafından yürütülen bir çok ek görev verilmiştir. Kurumun aşağıda sıralanmış olan temel işlevleri, ilgili sayfalarda kısaca açıklanmıştır:
(http://www.tubitak.gov.tr/hakkimizda/index.htm)
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, atmosferik ve meteorolojik gözlem şebekelerini kurmak, işletmek ve sonuçlarını ülkemiz yarar ve menfaatleri doğrultusunda kullanmakla görevlidir. Bu amaç doğrultusunda ulusal ve uluslar arası düzeydeki konu ile ilgili muhatap ve odak noktasıdır. Bilimsel ve teknik alt yapısının güçlü olması da bu ilişkilerin güçlü olmasından kaynaklanmaktadır. Temel olarak anılan hava tahminleri ile özdeşleşmesinin dışında şehir planlanmasından, iklim faktörlerine ve su kaynaklarından flora ve faunanın kullanılmasına kadar pek çok konu ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgilidir. Anılan konuların pek çoğu için müracaat noktası olmaktan çok itici bir güçtür. Meteoroloji ve atmosfer konularının uluslar arası bilimsel aktivitelerdeki ağırlığı da buradan kaynaklanmaktadır. Bir diğer özelliği ise en son teknolojiyi en verimli şekilde kullanabilme yetisidir.
Vizyon: Günlük hayatta; insan yaşamında olabilecek meteorolojik kaynaklı her türlü olumsuzluğu, mümkün olan en alt düzeye çekebilmek, geleceğe yönelik ise; toplumun her kesimi için tüm yaşam içeriğinin yeniden şekillenmesinde, tüm dünyaya önder olabilecek bilgi, beceri ve dinamiklere sahip; kurumsallaşmış organik bir yapının yegane temsilcisi olmak, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün vizyonudur.
İlke olarak hava tahmini, genel atmosferik dolaşımın takip edilmesi esasına dayanır.
Genel olarak kuvvetli meteorolojik olayların tahmin edilerek toplumun uyarılması meteoroloji kurumlarının bir ana hedefi olmuştur.
Tüm meteorolojik ve atmosferik parametrelerin birbirleri ile olan etkileşimlerinin, bir dizi matematiksel formülasyonlar ile izah edilmesi anlamında kullanılan modellemeler, meteoroloji kurumlarının vazgeçilmez gereksinimleridir.
Halen bir kaç gün ile sınırlı meteorolojik tahminlerin, mevsimlik tahminler boyutuna taşınması, planlı insan hayatına kolaylıklar getirecektir. Tüm meteorolojik kurumların ‘yakın’ hedefleri arasında, mevsimlik meteorolojik tahminlerde bulunmakta yer almaktadır.
Uzaktan algılama marifeti ile ülkemize yüksek çözünürlüklü çok çeşitli meteorolojik ve atmosferik veri sağlanabilir.
İklim değişikliğinin ortaya konması, tüm meteorolojik ve atmosferik parametrelerin veri setinin elde edilmesi ve bundan faydalanarak, her bir parametre için zaman dizisi analizlerinin yapılması ile mümkündür. Zaman dizisi analizlerinin dışında, mevcut parametrelerin etkileşim süreç ve sonuçlarının bilinmesi sağlıklı iklim değişikliği çalışmaları için gerekli bir koşuldur.
Günümüzde değişik kurum ve kuruluşlar gelecek için değişik iklim senaryoları hazırlamaktadırlar. Bu senaryolardan bazılarına göre; yakın bir gelecek için ülkemizin özellikle güney bölümleri, çöl iklimi ile sınıflandırılmaktadır. Gelecekteki yaşantımız, bugünkü yatırımlarımız ve hemen her konudaki politikalarımızın, bu projeksiyonlara bağlı olması nedeni ile Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün uzun dönem iklim modellemeleri çalışmalarını başlatma ve yürütme misyonu önemlidir.
Meteoroloji Mühendisliği Bölümü, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde 1953 yılından beri meteoroloji mühendisi ve yüksek mühendisi yetiştirmekte ve doktora öğretimi yapmaktadır. Bölümün misyonu, Meteoroloji Mühendisliği ve Atmosfer Bilimleri konularında uluslararası seviyede öğretim yapmak, mühendis ve bilim insanları yetiştirmek, araştırmalar yapmaktır.
Bölümümüz ülkemizde tek olup çok geniş spektrumdaki konu ve olaylar ile ilgilenmektedir Bu nedenle, bölümümüz, öğrencilerimize hava analizi ve tahmininin yanı sıra, atmosferdeki tüm olayları incelemeye ve onların dünya üzerindeki yaşamı nasıl etkilediğini, gelişmiş en son teknolojiyi kullanarak açıklamaya ve gerekli önlemleri uygulamaya koymaya yönelik eğitim vermektedir.
Kadromuz İTÜ, Amerika ve Avrupa'nın en saygın üniversitelerinden doktoralı öğretim üyelerinden oluşmaktadır. Başarılı öğrencilerimiz, üniversitemizdeki başka bir programa yatay geçiş yapabilmekte veya çift ana dal programına başvurarak hem bölümümüzde, hem de üniversitemizde seçecekleri başka bir bölümde eğitim görebilmekte ve iki ayrı diploma alarak mezun olabilmektedir.
(http://metbrif.uubf.itu.edu.tr/tur/default.htm)
Atmosferdeki toplam ozon, UV-A ve UV-B ışınları ile kükürt dioksiti (SO) ölçebilmektedir. Ayrıca, umkehr metodunu kullanarak atmosferin 50 km yukarısına kadar bulunan toplam ozon miktarını hesaplayabilmektedir. Bunu elde ederken de güneş radyasyonunu kullanmaktadır.
